1. Lojistik "kargoculuk" değil, geniş bir tedarik zinciri yönetimidir.

 

   Lojistik; bir ürünün ilk üreticiden son tüketiciye kadar olan nakliye, depolama, gümrükleme, ambalajlama, dağıtım gibi tüm

süreçlerini ifade eder. Bir başka tanımla lojistik; doğru ürünü, doğru yerde, doğru zamanda, doğru miktarda, doğru şekilde,

doğru  kalitede, rekabetçi bir fiyatla sağlamaktır. Dünyanın en büyük lojistik organizasyonu olan Tedarik Zinciri Uzmanları

Konseyi’nin  (Council of Supply Chain Management Professionals, CSCMP) tanımıyla lojistik; “Müşterinin ihtiyaçları

doğrultusunda hizmetler de dahil olmak üzere tüm ürünlerin ve ilgili bilgilerin çıkış noktasından varış noktasına

kadar etkili ve verimli bir biçimde  taşınması ve depolanması için gerekli prosedürleri planlama, uygulama ve

denetleme sürecidir. 

 

2. Lojistik kelimesinin kökeni Yunancadır.

 

   Lojistik, Yunanca “Logistikos” kelimesinden gelmekte olup, “hesap kitap yapma bilimi”, “hesapta becerikli” anlamına gelir. 

Bir başka görüşe göre lojistik, “Logic” ve “Statistics” kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.  Lojistik kelimesi ilk

olarak  Yunanuygarlığındaki askeri alanda kullanılmaya başlanmış ve daha sonrada askeri alanda sık ve etkin bir

kullanım ile günümüze kadar gelmiştir. Büyük İskender'in lojistik alanında büyük bir deha olduğu, Pers Seferi sırasında

lojistik bilimine yepyeni teknikler kattığı bilinmektedir. Büyük İskender tedarik zincirinde yaptığı düzenlemeler ile binlerce

kişilik ordusunu çok daha uzak mesafelere, çok daha etkin bir şekilde götürebilmiş, ordusunun ihtiyaçlarını tam ve

zamanında karşılayabilmiş ve nihayetinde de Pers Ordusu'na karşı önemli bir stratejik üstünlük sağlayarak 

zafere ulaşmıştır.

 

3. Türkiye dünya lojistik liginde 160 ülke arasında 30'uncu sırada.

 

   Dünya Bankası uzmanları ve Finlandiya'daki Turku Ekonomi Okulu  işbirliğiyle hazırlanan "Rekabete Bağlantı

- Küresel Ekonomide  Ticaret Lojistiği" raporunda yer alan  2014'e ait lojistik performans endeksleri ve göstergelerine

göre Lojistik Performans Endeksi'nde  ilk 10 sırayı Almanya (4.12 puan), Hollanda, Belçika, İngiltere, Singapur, İsveç,

Norveç, Lüksemburg, ABD ve Japonya aldı. Türkiye ise 3.50 puan ile ölçülen 160 ülke arasında 30'uncu sırada

yer aldı. Türkiye'nin önceki Lojistik Performans Endeksleri'nde en iyi performansı 26'ncılık,

en kötü performansı 35'incilik olmuştu.

 

4. Türkiye'de lojistik sektörünün hacmi yaklaşık 52 milyar dolar.

 

   Türkiye'de son 5 yılda yüksek oranlarda büyüyen lojistik sektörünün hacmi 52 milyar dolara ulaştı. Şirketlerin toplam

ciroları da yıllık ortalama yüzde 30’luk artışla 15 milyar dolara çıktı. Büyümeye paralel olarak, sektörün yapısında önemli

değişimler de yaşanıyor. Bu değişimin en büyük göstergesi ise şirket sayısındaki azalma ve rekabetin yönü.

Uzmanlara göre, önümüzdeki birkaç yıl içinde sektör büyümeye devam ederken, şirket sayısı azalacak. Birleşme

ve satın almalarla yaşanacak bu azalma sonucunda da rekabet  fiyat odaklılıktan, teknoloji odaklılığa geçecek. Sektör 2015

yılında 120 milyar doların üzerinde bir potansiyele ulaştı.

 

5. Türkiye kapasitesinin sadece yüzde 13'ünü kullanıyor.

 

   16 Trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip dünya ekonomik pazarında, lojistik hacim ortalama 6,4 trilyon doları (% 40)

civarında bulmaktadır. Küresel lojistik pazarlar Amerika, Avrupa ve Asya Pasifikten oluşan bir birine eşit Pazar

büyüklüğüne sahip üç büyük  bölgeden oluşmaktadır. Ülkemiz, bugün itibarı ile 50-60 milyar dolarlık (dünya lojistik

hacminin yaklaşık yüzde biri) bir lojistik kapasiteye sahip bulunmaktadır. Bu kapasite içerisinde kullanılan

değer ise yıllık ortalama 6-8 milyar dolar civarında bulunmaktadır. Diğer bir ifade ile kapasitenin yalnızca

% 13’ünün kullanılmaktadır.

 

6. Lojistik kapasitenin GSYİH'e oranı gelişmiş ülkelerden 6 kat daha az.

 

   Gelişmiş ülkelerde lojistik kapasiteyi GSYİH’nin ortalama % 10-12’lik bölümü oluşturmaktadır.

Gelişmekte olan ülkelerde % 2-5 arasında, Türkiye’de ise bu oran % 2-3’tür.

 

7. Lojistik faaliyetlere yaptığımız yatırım gelişmiş ülkelerden 10 kat daha az.

 

   Bugün dünya ekonomisinde gelişmiş ülkelerin lojistik faaliyetler için yapmış oldukları harcamaların GSMH’nin içindeki 

payı ortalama % 1,5- 2 arasında yer almaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde % 0,2 ile % 0,5 arasındadır. Bu oran

Türkiye’de ise, % 0,3 civarındadır. Ülkelerintoplam yıllık yatırımları içerisindeki lojistik  yatırım payları ise,

gelişmiş ülkelerde % 15-40 arasında seyrederken,gelişmekte olan ülkelerde bu oran % 2-5 arasında kalmaktadır. 

Türkiye de bu oran yıllık % 3’tür.

 

8. Sektörün en önemli sorunu "Yol yok."

 

   Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) İcra Kurulu Başkanı Fatih Şener, Türkiye'nin tüm çıkış yollarında sıkıntı

yaşadıklarını belirtiyor. "Türkiye'den Köln'e giden aracın ortalama hızı saatte 10 kilometre. Akıl alır gibi değil.

Sektörümüz zaman ve enerji kaybederken, ülkemiz de kaybediyor" diyen. Şener, İran'ın kendi araçlarına

öncelik tanıması dolayısıyla Gürbulak Gümrük Kapısı'ndan en erken 4 günde geçebildiklerini belirterek, 

Orta Asya'daki Türk cumhuriyetlerine kara yoluyla ihracatın İran'ın insafına kaldığını, Türkiye'nin ise

İran'a böyle muamelede bulunmadığını söyledi. Mısır ve Suriye'deki gelişmelerden sonra Körfez ülkelerine

ulaşmanın da çok güçleştiğine dikkati çeken  Şener, Suudi Arabistan'a gidebilmek için denemedikleri yol 

kalmadığını dile getirdi. Şener, ihracattaki en önemli güzergahlardan  Avrupa'ya gidişlerinde de sıkıntı

yaşadıklarını ifade ederek, şunları kaydetti: "Kapıkule Gümrük Kapısı'nda tır kuyrukları uzadıkça uzuyor,

buradan 3 günde geçersek seviniyoruz. İran dışında Avusturya da bize özellikle olumsuz davranıyor.

Avusturya, yılda 21 bin civarında Türk tırının yollarını kullanmasına izin veriyor. Bu kota dolduktan sonra

araçlarımızın trenlerle ancak ülkeyi geçebileceği belirtiliyor. Nedenini sorduğumuzda, 'Siz Avrupa 

Birliği üyesi değilsiniz' deniliyor. Türkiye'nin tüm çıkış yollarında sıkıntı yaşıyoruz. Şu anda Türkiye'den

Almanya Köln'e giden aracın ortalama hızı, saatte 10 kilometre. Akıl alır gibi değil. Sektörümüz zaman

ve enerji kaybederken, ülkemiz de kaybediyor."

 

9. En güçlü yanımız: Stratejik Konum

 

   Türkiye'nin lojistik sektöründeki en güçlü yanı stratejik konumudur. Türkiye'den 4 saat uçuş mesafesinde

56 ülke bulunuyor. Bu 56 ülkede 1,5 milyar insan yaşıyor.Toplam dünya ithalatının yaklaşık yarısı da bu

bölgede yapılıyor. Diğer güçlü yönlerimiz ise çokuluslu lojistik şirketlerin ülkemizdeki varlığının yerel

şirketlerimize kazandırdığı teknik bilgi ile gelişmiş bir karayolu taşımacılığı sektörüne sahip olmamız.

 

10. Zayıf yanımız: Altyapı

 

   Türkiye'nin sektör açısından en zayıf yanı demiryolu ve denizyolu altyapısının hala modernize

edilmemiş olmaması. Bunun dışında kayıt dışı şirketlerin varlığı rekabet açısından dezavantaj

yaratırken, fiyat odaklı rekabetin yüksek kalite hizmet sunmaya çalışan firmaları zorlaması

nedeniyle oluşan sorunlar da sektörü etkiliyor. Yüksek derecede yatırım gereksinimi

 ise sektörün potansiyelini aşağı çeken önemli bir başka zayıf nokta olarak gözüküyor.